08.12.2025
BY
admin
E-posta Güvenliği ve Temeller: DMARC, SPF ve DKIM'in Tanımı
E-posta güvenliği günümüzde işletmeler ve bireyler için kritik bir öneme sahiptir. Artan sayıda kimlik avı, spam ve kötü amaçlı e-postayla karşı karşıyayız. Bu tehditlere karşı etkili bir savunma hattı oluşturmak için çeşitli teknolojiler bulunmaktadır. Bu bölümde, e-posta güvenliğinin temel taşlarından olan DMARC, SPF ve DKIM’in ne olduğunu, nasıl çalıştığını ve neden önemli olduklarını inceleyeceğiz. Bu üç teknoloji bir araya geldiğinde, e-postaların kimliğini doğrulamak ve dolandırıcılığı önlemek için güçlü bir kombinasyon oluşturur.
SPF (Sender Policy Framework)
SPF, e-posta gönderenlerin kimliğini doğrulamak için kullanılan bir DNS kaydı türüdür. Bir alan sahibi, SPF kaydında hangi e-posta sunucularının kendi alan adına e-posta göndermeye yetkili olduğunu belirtir. Bu sayede, bir e-posta, yetkisiz bir sunucudan geliyorsa spam olarak işaretlenebilir veya reddedilebilir. SPF, e-posta alan adı sahteciliğinin önüne geçmeye yardımcı olur. SPF kaydını yapılandırmak, alan adınızdan yapılan e-postaların güvenilirliğini artırır ve e-postaların postbox’a ulaşma olasılığını yükseltir.SPF işleme süreci şu şekilde gerçekleşir: Bir alıcı e-posta sunucusu, e-postanın gönderen alan adının SPF kaydını kontrol eder. Eğer e-posta, listede yer alan bir sunucu tarafından gönderilmişse, doğrulama başarılı kabul edilir. Aksi takdirde, e-posta şüpheli olarak işaretlenebilir.
DKIM (DomainKeys Identified Mail)
DKIM, e-postalara dijital bir imza ekleyerek e-postanın gönderildikten sonra değiştirilmediğini doğrular. Bu imza, gönderen alan adıyla ilişkili özel bir anahtar çifti kullanılarak oluşturulur. Gönderen sunucu, e-postayı imzalarken bu özel anahtarı kullanır ve ardından açık anahtarı DNS’te yayınlar. Alıcı sunucu, e-postayı aldığında, gönderen alan adıyla ilişkili açık anahtarı kullanarak imzayı doğrular. Eğer imza geçerliyse, e-posta iletinin bütünlüğünün ve orijinalliğinin teyit edilmiş olur.DKIM, özellikle büyük e-posta mengirimicileri için önemlidir çünkü e-postaların güvenilirliğini ve kimliğini sağlamak için güçlü bir mekanizma sunar. Google, Yahoo ve diğer büyük e-posta sağlayıcıları DKIM doğrulamasını tercih eder ve doğrulanmayan e-postaları spam olarak işaretleme olasılıkları yüksektir.
DMARC (Domain-based Message Authentication, Reporting & Conformance)
DMARC, SPF ve DKIM’i bir araya getirerek e-posta kimlik doğrulama politikalarını tanımlayan bir protokoldür. DMARC, alıcı e-posta sunucularının, SPF ve DKIM doğrulama kontrollerini nasıl ele alacağını belirtir. Ayrıca, e-posta doğrulama sonuçları hakkında raporlar göndererek alan sahiplerine e-posta dolandırıcılığı girişimleri hakkında bilgi sağlar.DMARC üç temel politikayı destekler:none: Bu politika, e-posta doğrulama işlemlerini yalnızca izlemek için kullanılır.quarantine: Bu politika, doğrulama başarısız olan e-postaları spam klasörüne yerleştirir.reject: Bu politika, doğrulama başarısız olan e-postaları tamamen reddeder.
DMARC'yi yapılandırmak, alan adınızın güvenliğini önemli ölçüde artırabilir ve kimlik avı saldırılarını azaltmaya yardımcı olabilir.
DMARC'yi yapılandırmak, alan adınızın güvenliğini önemli ölçüde artırabilir ve kimlik avı saldırılarını azaltmaya yardımcı olabilir.
Neden DMARC, SPF ve DKIM Önemli?
Bu üç teknolojinin birlikte kullanılması, e-posta güvenliği için çok katmanlı bir savunma oluşturur. SPF, hangi sunucuların e-posta göndermeye yetkili olduğunu belirtir. DKIM, e-postaların değiştirilmediğini doğrular. DMARC ise, bu doğrulama sonuçlarını kullanarak e-postaların nasıl ele alınacağını belirler. Bu sayede, alan adınızın kullanılarak yapılan yetkisiz e-postaların önüne geçilebilir ve alıcıların güvenliği sağlanabilir.
Örneğin, bir freelance fotoğrafçı, Astra teması kullanarak portfolyosunu oluşturdu. Başlangıçta, alan adından yapılan e-postaların güvenilirliği konusunda endişeleri vardı. SPF, DKIM ve DMARC’yi yapılandırarak, e-postalarının doğrulanmasını sağladı. Bu sayede, müşterileri e-postalarını spam olarak görmekten kurtuldu ve marka imajını korudu. Benzer şekilde, küçük bir e-ticaret işletmesi de DMARC ile e-posta dolandırıcılığı girişimlerine karşı kendini korudu ve müşteri güvenini sağladı.
Günümüzde, e-posta güvenliği sürekli gelişen bir alandır. E-posta gönderenlerin ve alıcıların bu teknolojileri benimsemesi, internet güvenliğinin sağlanması için kritik önem taşımaktadır. Bu üç teknolojinin doğru yapılandırılması ve yönetilmesi, işletmelerin ve bireylerin e-posta iletişimlerini güvenli bir şekilde sürdürmelerine yardımcı olur.
Örneğin, bir freelance fotoğrafçı, Astra teması kullanarak portfolyosunu oluşturdu. Başlangıçta, alan adından yapılan e-postaların güvenilirliği konusunda endişeleri vardı. SPF, DKIM ve DMARC’yi yapılandırarak, e-postalarının doğrulanmasını sağladı. Bu sayede, müşterileri e-postalarını spam olarak görmekten kurtuldu ve marka imajını korudu. Benzer şekilde, küçük bir e-ticaret işletmesi de DMARC ile e-posta dolandırıcılığı girişimlerine karşı kendini korudu ve müşteri güvenini sağladı.
Günümüzde, e-posta güvenliği sürekli gelişen bir alandır. E-posta gönderenlerin ve alıcıların bu teknolojileri benimsemesi, internet güvenliğinin sağlanması için kritik önem taşımaktadır. Bu üç teknolojinin doğru yapılandırılması ve yönetilmesi, işletmelerin ve bireylerin e-posta iletişimlerini güvenli bir şekilde sürdürmelerine yardımcı olur.
DMARC, SPF ve DKIM Nasıl Çalışır: Teknik Detaylar ve İşleyiş
E-posta güvenliğini sağlamak günümüz dijital dünyasında kritik bir öneme sahiptir. E-posta sahteciliği, kimlik avı ve spam gibi tehditler hem bireysel kullanıcıları hem de işletmeleri olumsuz etkilemektedir. Bu tehditlere karşı etkili bir savunma stratejisi oluşturmak için DMARC (Domain-based Message Authentication, Reporting & Conformance), SPF (Sender Policy Framework) ve DKIM (DomainKeys Identified Mail) gibi teknolojilerin nasıl çalıştığını anlamak büyük önem taşır. Bu üç teknoloji birlikte kullanıldığında, e-postaların göndereninin yetkilendirilmiş olup olmadığını doğrulayarak e-posta kimlik avı saldırılarını ve diğer kötü amaçlı e-postaları engellemeye yardımcı olur.
SPF (Gönderen Politikası Çerçevesi)
SPF, bir alanın e-posta gönderimine yetkili olan sunucuları tanımlayan bir DNS kaydıdır. Bir e-posta sunucusu, bir e-posta mesajını gönderirken, SPF kaydında belirtilen sunuculardan biri tarafından gönderilmiş olup olmadığını kontrol eder. Bu sayede, yetkisiz sunucuların alan adınızdan e-posta göndermesi engellenir. SPF kaydı, bir TXT kaydı olarak DNS'e eklenir ve genellikle v=spf1 ile başlar. Bu kayıt içerisinde, yetkili sunucuları belirtmek için çeşitli mekanizmalar kullanılır. Örneğin, include: ifadesi ile başka bir alanın SPF kaydına referans verilerek o alanın yetkili sunucuları da dahil edilebilir.SPF'nin temel amacı, e-posta yetkilendirmesi sağlamaktır. Bir e-posta mesajı, SPF kontrolünden geçemezse, genellikle spam olarak işaretlenir veya reddedilir. Ancak SPF, sahteciliği tamamen önleyemez. Çünkü gönderen sunucusu sahteciliği gibi durumlar, SPF kontrolünü atlayabilir. Yine de, bir alanın SPF kaydını yapılandırmak, e-posta güvenliği için temel bir adımdır.
DKIM (Alan Anahtarıyla Tanımlanmış E-posta)
DKIM, e-postalara dijital bir imza ekleyerek e-postanın içeriğinin ve bütünlüğünün doğrulanmasını sağlar. Gönderen sunucusu, bir özel anahtar kullanarak e-postanın bir imzasını oluşturur ve bu imzayı bir DKIM kaydı olarak DNS'e ekler. Alıcı sunucu, e-postayı aldığında, gönderenin publik anahtarıyla imzayı doğrular. İmza geçerliyse, e-postanın içeriğinin değiştirilmediği ve gerçekten belirtilen alandan gönderildiği doğrulanır. DKIM, e-postaların kimlik doğrulamasını sağlamak için güçlü bir mekanizmadır.DKIM, e-posta bütünlüğü ve gönderen doğrulaması açısından önemli bir rol oynar. Bir e-posta DKIM kontrolünden geçemezse, alıcı sunucu tarafından şüpheli olarak işaretlenir. DKIM kaydı, genellikle bir CNAME kaydı olarak DNS'e eklenir ve default._domainkey gibi bir isimle tanımlanır. Farklı gönderim yöntemleri için birden fazla DKIM kaydı bulunabilir.
DMARC (Alan Tabanlı Mesaj Kimlik Doğrulaması, Raporlama ve Uyumluluk)
DMARC, SPF ve DKIM'in birlikte nasıl kullanıldığını belirleyen bir politikadır. DMARC, alıcı sunucuların, e-posta göndereninin kimliği hakkında sağladığı bilgileri nasıl ele alacağını tanımlar. DMARC politikası, iki temel eylemi belirler: yetkisiz e-postaları reddetmek (reject) veya karantinaya almak (quarantine). Ayrıca, DMARC raporlaması, alıcı sunucuların SPF ve DKIM kontrolleriyle ilgili bilgiler içeren raporlar göndermesini sağlar. Bu raporlar, e-posta güvenliği sorunlarını tespit etmek ve düzeltmek için kullanılır.DMARC politikası, p= direktifi ile belirtilir ve none, quarantine veya reject değerlerinden biri alabilir. none politikası, yalnızca raporlama amacıyla kullanılırken, quarantine politikası şüpheli e-postaları karantinaya alır ve reject politikası ise yetkisiz e-postaları tamamen reddeder. DMARC, e-posta kimlik avı saldırılarına karşı koruma sağlamak ve e-posta kimlik doğrulama başarısızlıklarını izlemek için kullanılır. DMARC kaydı da bir TXT kaydı olarak DNS'e eklenir.
Birlikte Nasıl Çalışır?
SPF, DKIM ve DMARC birlikte çalıştığında, e-posta güvenliği önemli ölçüde artar. Öncelikle, gönderen SPF kaydıyla yetkili olduğunu belirtir. Ardından, bir e-postanın içeriğini imzalamak için DKIM kullanılır. Son olarak, DMARC politikası, alıcı sunucuların e-postaların bu kontrolleri geçip geçmediğini nasıl ele alacağını belirler.
Bir e-posta, bu üç kontrolü başarıyla geçemezse, alıcı sunucu tarafından spam olarak işaretlenir veya reddedilir. Bu, e-posta kimlik avı saldırılarının engellenmesine ve işletmelerin itibarının korunmasına yardımcı olur. Örneğin, bir saldırgan, bir e-postayı bir işletmenin alan adından sahte bir adres kullanarak göndermeye çalışırsa, SPF ve DKIM kontrolleri başarısız olur ve DMARC politikası bu e-postayı engeller.
Özetle:
Bir e-posta, bu üç kontrolü başarıyla geçemezse, alıcı sunucu tarafından spam olarak işaretlenir veya reddedilir. Bu, e-posta kimlik avı saldırılarının engellenmesine ve işletmelerin itibarının korunmasına yardımcı olur. Örneğin, bir saldırgan, bir e-postayı bir işletmenin alan adından sahte bir adres kullanarak göndermeye çalışırsa, SPF ve DKIM kontrolleri başarısız olur ve DMARC politikası bu e-postayı engeller.
Özetle:
- SPF: Kimin e-posta göndermeye yetkili olduğunu belirtir.
- DKIM: E-postanın içeriğinin doğruluğunu ve bütünlüğünü sağlar.
- DMARC: SPF ve DKIM kontrollerinin sonuçlarını değerlendirir ve e-postaları nasıl ele alınacağını belirler.

